2017 Yılında Neler Oldu?

Bu sene benim için biraz daha anlamlı ve heyecanlı bir yıldı. Kendi kişisel ve kariyer hedeflerim dışında (master’ı bitirmek gibi) başka hedeflerime de ulaşmış oldum! 2015 yılından beri cisetta.com üzerinden pek çok festival, konser ve benzeri oluşumlar ile iş birliği yaparken Cisetta olarak bir süre sonra müziğin eşsiz dünyasına daha da dahil olmaya başladım: Nest Karaköy’den Alaçatı MAIA’ya, KiKi’den KüçükÇiftlik Park’a kadar pek çok yerde çaldım. Çok mutluyum.

Peki Cisetta olarak 2017 yılında neler yaptım? 2017’nin başları master sebebiyle biraz yoğundu. Mart ayında gokhanmms‘nin doğum günü için birkaç günlüğüne Kıbrıs’a tatile gittik ve o tatil benim 3 Lounge ailemle tanışmama sebep oldu. Nisan ayına u.nite ekibinin “Into The Woods” festivali için teaser tadında içerikler hazırladık, Çeşme’deki en güzel otellerden biri olan Katre’nin misafiri olduk birkaç gün. Mayıs ayı çok hızlı başladı: Parkfest’e gittim, Solomun’da backstage bölümünde deliler gibi dans ettik, Chill-Out Festival Istanbul’da harika bir ormanda masallara daldık.

Alaçatı MAIA

Haziran ayında ise Electronica Festival Çeşme ile resmi olarak Çeşme sezonunu açtık! Gündüzleri güneş altında keyif yapıp akşamları sabaha kadar partiledik. Etkinlik sırasında Doruk Güralp ile röportaj yaptım.

Temmuz’a geldik: KLEIN.Garten’ın açılışına katıldım ve orası çoğu insanın evinde gibi hissettiği yazlık evi oldu. İş sebebiyle çok sevdiğim yerlerden biri olan The Land of Legends’a da gidip geldim, çok özlemişim! Temmuz ayı bu yılın en yoğun ayıydı benim için. 3 Lounge ailem Kıbrıs’ta harika bir festival düzenledi (Breathe On The Island), bana da gitmek yakışırdı, bir gün bile kalamasam da 10-15 saatliğine Kıbrıs’a uçtum, harika vakit geçirdim + daha önceden de tanıdığım Wankelmut ve Wolfson ile röportaj yaptım.

İstanbul’a döndüğümde beni daha 2 festival bekliyordu: Big Burn ve Electronica Festival. Big Burn’de Pınar’ın da misafirperverliğiyle çok güzel ağırlandık, Lollino, Kerem Tekinalp ve Alican ile röportaj yaptık. Big Burn’de unutamayacağım an sabaha karşı Beach Stage’de Barnt’ın setiydi, tabii Richie Hawtin’i de çok yakından dinlemek benim için paha biçilmezdi. Bir de özellikle yazın başından itibaren canlı yayın-röportaj çekimlerime Gökhan ile birlikte yakın arkadaşım Bersu da destek vermeye başladı, dans eden, eğlenen ve aynı anda bu çekim işlerini yürüten çılgın bir ekip olduk!

Electronica Festival Istanbul‘da çok çok sevdiğim Claptone’u, Stavroz’u, Red Axes’ı ve daha pek çok ismi dinleme olanağım oldu, Doctor Dru ve çok sevdiğim ve daha önceden tanıştığım Einmusik ile de röportaj yaptım. Bu ay bol röportajlı, canlı yayınlı geçti anlayacağınız. Yukarıda paylaştığım videoyu Claptone kendi hesabında da paylaştı bu arada.

Ağustos ayı kutlu doğum ayıdır benim için. 19’unda hemen soluğu Çeşme’de aldım. Delikli Koy’un, leziz yemeklerin, Alaçatı sokaklarının ve saklı koyların keyfini çıkardım. Babylon Çeşme’ye uğradım ve bir de Alaçatı MAIA’da çaldım, daha ne olsun!

Eylül ayında çoook uzun bir bayram tatili vardı, yine Çeşme ile değerlendirmek lazımdı. Chill-Out Çeşme’ye giderek bir nevi Çeşme sezonunu da kapatmış olduk, şimdilik. Şimdiden çok özledim. Orası benim gerçekten ikinci evim gibi oldu artık senelerdir. Eylül ayının devamında Babylon Soundgarden’a gittim bir de GerekeniYap’ın harika partisi için KüçükÇiftlik Park’ta set başına geçtim, bu fırsat için tekrar teşekkürler!

Yılın son çeyreğine başka neler oldu? Ekim ayında Yeni Nissan Qashqai lansmanı için Göcek’e uçtum, gerçekten harika bir otomobil! Kasım ayında 3 Lounge’a gidip bu sefer set başına geçtim, bundan sonra sık sık beni orada da görmeye başlayabilirsiniz. Son olarak bu ay içinde GerekeniYap’ın 4. yaşını çok güzel bir partiyle kutladık.

Aslında yılın geri kalanı çok yoğun oldu birden, işler, güçler, kötü hava durumları ve ailevi üzücü haberler… Üvey babamı kaybedince bir ara mola verdim, elimi ayağımı çektim. Ama bunun da bana yaramayacağına karar verdim, içime kapandıkça, içime attıkça bunun bana fayda etmeyeceğini anladım. Yaşadığım üzüntüler beni hayata daha da bağladı aslında. Özlediğim ve artık göremeyeceğim insanlar oradan bir yerden mutlaka beni görüyordur, onları hayal kırıklığına uğratmamam gerektiğini düşündüm, işime daha da sıkı sıkı sarıldım, hayatı daha da sevmeye başladım. Hayat gerçekten ne yazık ki devam ediyor ve geride kalanların devam etmesi gerekiyor, buna üzülmemek lazım. Hayat çok güzel, gerçekten çok güzel.

2018 yılından çok daha umutluyum, çok daha güzel işler yapmak istiyorum. 2018 yılının bol müzikli, bol gezmeli, bol danslı ve birbirinden güzel anılar ile geçmesini diliyorum. Mutlu yıllar!

Tweet about this on TwitterShare on Facebook17Pin on Pinterest0Share on Tumblr0Share on Google+0Share on LinkedIn0Share on StumbleUpon0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir